16 Eylül 2007 Pazar

TÜRBELER DİYARI EYÜP

















Devam edecek, Ay-lin:)

Bir babadan oğluna/kızına


İyi geceler! Günlüğümü yazarken, annemin kesip sakladığı bir yazı geçti elime. Çok duygulandım... İnsan, hayattaki en değerli varlığı olan ailesini gurbette çok daha fazla düşünüyor, özlüyor ve de ailesinin değerini anlıyor... Kırma insan kalbini, yapacak ustası yok, derler ya daha fazla özen gösterelim kalp kırmamaya, incitmemeye. Kırıldıktan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmuyor. Sadece zaman, akıp gidiyor...
Sevgilerimle, Ay-lin:)

Bir babadan oğluna/kızına

Canım oğlum/kızım... Benim yaşlandığımı düşündüğün gün (ki yaşlı olmayacağım) sabırlı ol lütfen ve beni anlamaya çalış. Yemek yerken üstümü kirletirsem, lütfen sabırlı ol. Sana bir şey öğretmek için seninle ilgilendiğin günleri hatırla...
Seninle konuşurken, aynı şeyleri 1000 kere tekrarlıyorsam sözümü kesme. Beni dinle. Sen küçükken uyuyana kadar sana aynı hikayeyi 1000 defa tekrar tekrar okumak zorunda kaldığımı hatırla... Banyo yapmak istemedimde; beni utandırma ya da azarlama... Seni banyoya götürmek için icat ettiğim küçük yöntemlerimi ve oyunlarımı hatırla...
Yeni teknolojiler karşındaki cahilliğimi görürsen bana zaman tanı; beni yüzünde alaycı bir gülümsemeyle izleme...
Bazı zamanlarda unutkan olursam yahut koşuşturmalarımızda ipin ucunu kaçırırsam lütfen hatırlamam için gerekli zamanı bana tanı; hemen sinirlenme... Çünkü asıl önemli olan senin yanında olabilmem ve beni dinliyor olmandır.
Ben sana bir sürü şeyi nasıl yapacağını gösterdim. İyi yemek yapmayı, iyi giyinmeyi... Yaşamı göğüslemeyi... Yaşlı bacaklarım yürümeme izin vermediğinde bana elini ver. Tıpkı, benim sana ilk adımlarını atarken verdiğim gibi.
Ve bir gün artık daha fazla yaşamak istemediğimi; ölmek istediğimi söylediğimde bana kızma. Bir gün beni anlayacaksın. Yaşımın; zevk alam değil, artık idareten yaşama yaşı olduğunu anlamaya çalış.
Hatalarıma karşın hep senin için iyi olanı gerçekleştirmeye ve senin yolunu hazırlamaya çalıştım.
Senin yanında olduğumda üzgün, kızgın ya da güçsüz hissetme kendini. Benim yanımda olmalısın, benim anlamalısın ve bana yardım etmelisin. Yürümeme yardımcı ol ve yolumu sabır ile sevgi ile bitirmeme...
Benim için yaptıklarını, ya bir gülümseme ya da senin için her zaman taşıdığım çok derin sevgiyle geri ödeyebilirim ancak. Seni çok seviyorum ve hep seveceğim; bunu sakın unutma... Baban

Topkapı Sarayı

Topkapı Sarayı






Canım dostum Esin Recepoğlu Aydoğdu ile.. :) :)
(Devam edecek, Ay-lin:)

2 Eylül 2007 Pazar

Büyükada'dan Eminönü'ne

Büyükada



Büyükada İskelesi'nde çay yudumlarken denizi ve İstanbul'u seyretmek bir başka güzel....


















Ada Kaymakamlığı


Aya Yorgi (Agios Georgios) Kuduna Rum Manastırı


Aya Yorgi'den bir manzara























Sultanahmet Camii'nin Girişi

Tarihin Derinliklerinde: Yerebatan/Basilika Sarnıcı

















Sütunlar: Bizans İmparator'u I. Justinianus (527-565) tarafından yaptırılan bu büyük yeraltı sarnıcı, suyun içinden yükselen ve sayısız gibi görülen mermer sütınlar nedeniyle halk arasında 'Yerebatan Sarnıcı' olarak isimlendirilmiştir.
www.yerebatan.com


Medusa










İstanbul Arkeoloji Müzeleri: Arkeoloji Müzesi, Eski Şark Eserleri Müzesi, Çinili Köşk Müzesi


















Gülhane Parkı






Pierre Loti


Eminönü







(Devam edecek... Ay-lin:))

2 Temmuz 2007 Pazartesi

Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir Şey Var



















Uzun bir aradan sonra herkese merhaba! Hayatımın en yoğun dönemini geçirdim ve şimdi biraz ara verme vakti geldi. Eylül'de görüşmek üzere diyerek, herkese iyi tatiller ve çalışmalar diliyorum!

Aşağıda da çok sevdiğim bir şiiri sizinle paylaşmak istedim :)

Sevgiyle Kalın!

Ay-lin:)

Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir Şey Var

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği

İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
Denize saatlerce bakabilir, bir kusa, bir çocuğa
Yasamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya

Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir tas gibi dinleneceksin

İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına
İnsan balıklama dalmalı içine hayatın
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına

Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiçbir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yasamak özlemiyle dolmalısın

Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
Çünkü acılar da sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatin sonsuz taze kani

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana

Ataol BEHRAMOGLU
(1977 Kuşatmada)

4 Nisan 2007 Çarşamba

AUDEMUS JURA NOSTRA DEFENDERE























ÇEMBER

Bir nokta seçersin kendine
Ona eşit uzunlukta kollar çekersin
Nokta koyarsın buralara
Çember yaparsın kendine
Çap, çemberin halka uzanan kollarıdır
Teğet ise o, biraz mahzundur.
Çünkü o, hiçbir zaman çemberin içine giremez.
Kirişe gelince;
Onu sevmem
Çemberi hep ikiye böler.
Teğet kirişi, kiriş de teğeti anlamaz.
Çember ise o, herkesi anlar
Yeterince büyüyünce herkesi sarar.
Çember adildir, adaletlidir!
Çemberdir bir ailenin temsili
Çemberdir bir hayatın kavramı
Çemberdir adaletin kaynağı…

Not: Bu şiir, bir alıntıdır.

4 Şubat 2007 Pazar

UZUNKÖPRÜ'DEN MERHABA!

BALKANLARIN AYAZININ YAŞANDIĞI UZUNKÖPRÜ'DEN MERHABA!

BALKANLARDAN SOĞUK HAVA KÜTLELERİ GELİYOR ARKADAŞLAR :) KAR YAĞSA DA KARTOPU SAVAŞI YAPSAK (::)

TAŞ YERİNDE AĞIRDIR; BEN DE GÜCÜMÜ BU TRAKYA TOPRAKLARINDAN ALIYORUM... HERKESİN KENDİ MEMLEKETİ YA DA ÜLKESİ ONUN İLK-İDİR, YUVASIDIR...

BURADAN ALDIĞIM ENERJİYLE DEVAM EDECEĞİM ÇALIŞMAYA AMA RÖLANTEYE ALIYORUM HAYATIMI, YAVAŞ YAVAŞ YAŞAMAK LAZIMMIŞ HAYATI, BİRAZ DA SEYİRCİ KALMAK HAYATA... İKİ DÜŞÜNÜP, BİR KONUŞMAM LAZIM, BİR DE TANE TANE..:) İTALYANLARLA BİR AKRABALIĞIM YOK, KONFERANS TERCÜMANLIĞI YAPMIŞ OLMANIN YAN ETKİLERİ YANSIYOR KONUŞMAMA :) (BUNU DA SORAN OLDU DA:)

SON İKİ İLETİYİ DÜZELTTİM. YAZIM HATALARIM VE LİNKLERDE SORUNLAR VARSA LÜTFEN BANA KİŞİSEL OLARAK E-POSTA ATIN YA DA YAZININ ALTINDAKİ COMMENTS'E TIKLAYIP, SİZ KENDİNİZ YAZIN, FARK ETMEZ. BU ARADA, SİZLERDEN ALDIĞIM OLUMLU VE OLUMSUZ ELEŞTİRİLERLE BÜYÜYORUM, ÖĞRENİYORUM, PAYLAŞIYORUM... LÜTFEN YORUMLARINIZI BENİMLE PAYLAŞIN... BENİM İÇİN BUNLAR ÇOK DEĞERLİ... LİNK OLARAK VERİLMEYENLERİ (GALİBA SİSTEMDE SORUN VAR), KOPYALAYIP YAPIŞTIRARAK BAKABİLİR YA DA İZLEYEBİLİRSİNİZ. ÖRNEĞİN: http://www.youtube.com/watch?v=vL7Jo_1Z3Y8%20

SİGARA İÇİLMEYEN BİR İNTERNET KAFE OLAN PRESTİJ KAFE'DEN YAZIYORUM BU SATIRLARI HIZLICA... HEMEN EVE GİTMELİYİM: VADAAA! EVE KENDİ ANAHTARINI KULLANMADAN GİRMEK, KARANLIK BİR EVE GİRMEMEK NE GÜZEL :) AİLECE YEMEK YEMEK İSE DÜNYANIN EN GÜZEL PAYLAŞIMI... DAHA ÇOK VAKİT AYIRALIM AİLELERİMİZE... HAYAT, ÇOK KISA...

GÜNLÜĞÜMDEN:

BEN, TEK KELİMEYLE BİR 'ÖĞRENCİ'YİM: OKUMAYI, YAZMAYI, TÜRKÇE'Yİ, DİNLEMEYİ, KISACASI HER ŞEYİ ÖĞRENİYORUM...

UZUN-KÖPRÜ-LÜ BİRİ OLARAK İNSANLAR ARASINDA KÖPRÜ OLARAK, MEMLEKETİME, ÜLKEME VE DÜNYA İNSANLIĞINA YARDIMCI OLABİLİRSEM NE MUTLUDUR BANA:) HAYATIN ANLAMINI NEDİR SİZCE? BANA GÖRE SEVMEK, ÜRETMEK VE PAYLAŞMAK... HİÇKİMSEDEN BİR BEKLENTİMİN OLMADIĞIMIN ALTINI ÇİZİYORUM Kİ ÜSTÜ ÇİZİLMESİN :) BEN ELİMDEN GELDİĞİNCE KENDİMİ GERÇEKLEŞTİRMEYE, BİR ŞEKİLDE İNSANLARA YARDIMCI OLMAYA / KÖPRÜ OLMAYA ÇALIŞIYORUM. ÖRNEĞİN, BURADAKİ GÜNDEMİMDE UZUNKÖPRÜ'YE ÖZÜRLÜLER OKULUNUN KURULMASI VAR. BAŞLATACAĞIM KAMPANYA İLE BUNUN YAPILMASINA KATKIM OLURSA, İŞTE BEN O ZAMAN MEMLEKETİMİ / ÜLKEMİ SEVDİĞİMİ İSPATLAMIŞ OLURUM DİYE İNANIYORUM.. LAFTA SEVMEK ÇOK KOLAY, BENİM KARNIM LAF SALATALARINA ÇOK TOK, DAVRANIŞLARIMIZ, FEDAKARLIKLARIMIZ VE ÜRETTİKLERİMİZLE İSPATLAYALIM KENDİMİZİ... ÇOCUK RUHLU OLABİLİRİM AMA ÇOCUK DEĞİLİM KİMİ AÇILARDAN, BENİ KANDIRMAYA ÇALIŞANLARA SADECE GÜLÜMSEYİP, YOLUMA DEVAM EDİYORUM... :)

HERHANGİ BİR ŞEKİLDE GÜVENİMİ SARSAN, BANA SAYGISIZLIK EDEN KİŞİYE KÖTÜ SÖZ SÖYLEMEM YA DA KÖTÜ BİR ŞEKİLDE DAVRANMAM, SADECE HAYATINDAN ÇEKİLİRİM SESSİZCE... HER ZAMAN KONUŞURKEN İNSANLARIN GÖZLERİNİN İÇİNE BAKMAYI TERCİH EDERKEN, BİR DAHA BU ŞEFFAFLIKTA OLMAM, YENİ ÖĞRENDİĞİM SATRANÇTAN ÖRNEK VERİRSEM, ROK ATARIM:)

'... Rok atma. Şah ile kalenin aynı anda birlikte hareket ettirilmesiyle yapılan tek bir harekete 'rok' denir. Yapılan bu iki hamle tek hamle sayılır. Rok yapmaktaki amaç, şahı güvenli bir yere almak ve kaleyi oyuna sokmaktır... '

VARLIĞIMDA YOKLUĞUMU YAŞAMASINI SAĞLARIM SADECE... İNTİKAM GİBİ OLUMSUZ DUYGULAR BENİM SAĞLIĞIMA ZARAR VERİR ZATEN... DAİMA ŞEFFAFLIĞI TERCİH EDELİM ARKADAŞLARIM... BEKLENTİM SADECE SAYGIDIR. KİMSE KİMSEYİ SEVMEK ZORUNDA DEĞİLDİR AMA HEPİMİZ İNSANIZ, EŞİTİZ, SAYGIDA KUSUR ETMEYELİM LÜTFEN...

HERKESE SEVGİLERİMİ YOLLUYOR VE SAYGILARIMI SUNUYORUM!

GÖKYÜZÜNÜZ AÇIK OLSUN!

AY-LİN:),

18:18 4.02.07 UZUNKÖPRÜ

Elveda YTÜ ve İstanbul, merhaba BANÜ ve Bandırma!

                                                   Yaklaşık 15 yıl  #ARGEdeLiderYTÜ ’de (ve bir yıl dünyanın en saygın üniversitelerinden Co...