Ay-lin:) bol bol hayal kurar ve onları gerçekleştirmek için çalışır :) / Ay-lin:) is a big dreamer and a doer :) / Ay-lin:) es una gran sonadora y estudia mucho para realizarlos :)
3 Nisan 2008 Perşembe
1 Nisan 2008 Salı
Prof. Dr. Oktay SİNANOĞLU’nun Son Eserleri: ‘İlerisi İçin’ ve ‘Neden Türkçe Giderse Türkiye Gider?’
http://www.uzunkopruadalet.com/aylin_yavas.php 'den:
Edirne Uzunköprü Adalet Gazetesi
‘GÖZLEM’
Öğr. Gör. Aylin YAVAŞ,
Yıldız Teknik Üniversitesi
E-posta: aylinyavas@gmail.com
Prof. Dr. Oktay SİNANOĞLU’nun Son Eserleri:
‘İlerisi İçin’ ve ‘Neden Türkçe Giderse Türkiye Gider?’
23 Şubat 2008 tarihinde bilim insanları bir araya geldiler ve Prof. Dr. Oktay SİNANOĞLU’ nun son çalışmalarını dinleyip, çeşitli değerlendirmelerde bulundular. Ben de hazırlamış olduğum ilk yazımda sizlere bu çalışmalardan bahsetmek, sonra da sayın Oktay SİNANOĞLU’nun özgeçmişini paylaşmak istedim. Eserlerini hepimiz okumalı ve de okutmalıyız. Dileğim Uzunköprü’deki her kitapçıda ve her okul kütüphanesinde onun eserlerini görebilmektir! Başlıca Kitapları: Ne Yapmalı?, Büyük Uyanış, Türk Aynştaynı, Bye-Bye Türkçe, Hedef Türkiye ve İlerisi İçin’dir.
İlerisi İçin - Hazırlamış Olduğu Son Yazım (Kitap) Çalışması:
İlerisi İçin, Prof. Dr. Oktay SİNANOĞLU’nun son kaleme aldığı kitabıdır. 1. basımı, Ekim-2007’de Bilim+Gönül Yayınevi’nden çıkan eser, ‘Neredeyiz? Nasıl Dirileceğiz?’ ana başlığı kapsamında beş bölümden oluşmaktadır: 1- İlerisi İçin Türkiye, 2- Bilimde İlerisi İçin, 3- Siyasette İlerisi İçin, 4- Dış Ülkelerde Yaşayan Türkler İçin, 5- İlerisi İçin Mektuplar
‘Türkiye’nin temel sorunlarını bir bilim adamı gözüyle tespit ederek çözümler üreten ve tüm dünya vatandaşlarınca da tanınan memleket aşığı sayın Oktay SİNANOĞLU; kimya, fizik, matematik, moleküler biyoloji dallarında teorilerle uğraşırken bir yandan da memleket meselelerine kafa yormuş, çözümler üretmeyi bir vatan borcu bilmiştir. Bilimde herkesin çözülemez dediği işi, pes edip bıraktığı yerde Oktay Hoca’mız yoluna devam etmiş ve başarıyla sonuca ulaşmıştır. Tarihin bu önemli dönemecinde de bizler için gerekli olan tavır da işte bu: “Herkesin Türkiye Cumhuriyeti’nin işi bitti, defteri dürüldü dediği zamanda bile vazgeçmeden yola devam edebilmek !..’’
Uzun gayretlerden sonra nihayet ‘Büyük Uyanış’ oldu ve ‘Sinanoğlu Gençliği’ denebilecek genç nesiller yetişti. Şimdi bu gençler en başta matematik olmak üzere temel bilimlerle zihinlerini keskinleştiriyor, gönüllerini pekiştirmek için Türk kültürüne sarılıyor, Türkiye Cumhuriyeti’nin gidişatına dur diyorlar.’
İleride bizleri nasıl bir gelecek bekliyor? Türkiye Cumhuriyeti’nin savunması neden Türkçe’nin savunmasıyla başlar? Yabancı dille eğitim ihaneti nasıl devam ettiriliyor? Türkiye’de bilimin, araştırmanın ve yüksek öğretimin gelişmesi için neler yapmalıyız? Bilim dünyasıyla nasıl etkileşmeliyiz? Hangi dallarda ve ne için geri bırakıldık? İleride neler olacak ve Türk gençliği nasıl kendini bu gelişmelere hazırlayacak? İleride her konuda Türk dış-iç siyaseti nasıl olmalı? Dış ülkelerde yaşayan Türk vatandaşları ne durumda? İlerisi için kendileri ve çocuklarının güvenli varlığı için neler yapmalılar? sorularının cevaplarını bu kitapta bulacaksınız.
‘Büyük meseleler ufak adımlarla çözülür.’ diyen Oktay Hoca’mızın kitabını, bir solukta okuyacağınızı düşünüyorum.
Türkçe Giderse Türkiye Gider (2 Dvd) – Prof. Dr. Oktay SİNANOĞLU’nun Hayatı:
Belgesel görüntüler eşliğinde 3 saat 40 dakika süren, 2007’de Bilim+Gönül Yayınevi’nden çıkan, toplam 2 DVD’den oluşan belgeseli izlerken gözyaşlarıma hâkim olamadım. Oktay Hoca’mızın hayatını bir film gibi seyrederken, sanki o hayatı onunla beraber yaşadığını hissediyor insan. Eserin yapımcılığını Dilek SİNANOĞLU, yönetmenliğini Serdar ÇİLEKAR yapmıştır. Müzik eklentileri de Oktay BARAN’nın imzasını taşımaktadır. Altı çizilen bazı hususlar şunlardır:
•Dünyada neler olduğunu anlarsak Türkiye’de neler olduğunu veya olacağını daha iyi anlarız.
•En tehlikeli sömürgecilik, köleleşme zihinlerin ve gönüllerin sömürgeleşmesi köleleşmesidir. Birinci vazifemiz gönlümüzü ve zihnimizi kölelikten kurtarmaktır. Bunun için kendi dilimizde; Türkçe ile eğitim şarttır.
•Türkiye Cumhuriyeti’nin savunması Türkçe’nin savunması ile başlar.
•Bir millet tarihten nasıl silinir?
•Türkiye Cumhuriyeti’nin bugün ne sanayisi, tarımı, teknolojisi kalmıştır ne de araştırma bilimi kalmıştır. Son çıkarılan kanunlarla topraklar yabancılara çok ucuza sermaye edilip satılmaktadır. İşte 50 yıldır eğitim müfredatımızda beliren bozuk sistem ile adı vatan olan şehit kanıyla sulanmış toprakları kolayca yabancılara satacak nesiller yetiştirilmiştir. Topraklar da gittikten sonra sıra sepet havasına gelir. Havai, Haiti, Filistin’e bakın neler olmuştur?
•Yabancı dille eğitim anaokuluna indikten 1,5 yıl sonra o ülkenin dili yok olur.
•Cebirsel ve geometrik yapısı olan Türkçe kelime türetmek için en yetenekli dildir.
•Dil devrimi nasıl amacından saptırılmıştır?
•Kelime ve terim türetmede ‘Tasfiyeciliğe Hayır! Zenginleştirmeye Evet!’
.Dil meselesinde sahte sağ-sol nasıl karıştı?
•Yeni terim ve kelime türetmede ‘kural-kavram’ karşılığını ifade edebilmek için bilim insanlarımızın çok iyi Türkçe bilmesi gerekmektedir.
•Milletin bir kısmı Mustafa Kemal ATATÜRK’e, diğer kısmı Osmanlı’ya düşman edilerek bölündü.
•Türk Tarihi, 80 yıldan ibaret değildir.
•Atatürk neden ‘Güneş yeniden doğudan doğacak!’ dedi?
•AB neden Türkiye’yi istemiyor?
•Türkiye Cumhuriyeti’nde Türkiye için çalışan aydınlar neden yok?
•Tarihte hiç olmamış bir şey; Türkiye geçmişini nasıl silip attı, ruhunu nasıl sattı? Bunun şimdiki durumumuzla ilgisi nedir?
Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu’nun Özgeçmişi
Prof. Dr. Oktay SİNANOĞLU; dünyanın en genç yaşta profesör olmuş kişisi ve iki kez çeşitli ülkelerden Nobel’e aday gösterilen ilk Türk ’tür. 1953 yılında Ankara’da TED’in Yenişehir Lisesini birincilikle bitirdi. O zaman lisenin eğitim dili tamamen Türkçe’ydi, takviyeli yabancı dil dersleri vardı, bitirdikten hemen sonra kolej oldu. TED tarafından Amerika’ya burslu Kimya Mühendisliği için gönderildi. 1956 yılında Amerika Birleşik Devletleri Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley’de Kimya Mühendisliği’ni birincilikle bitirdi. 1957’de Amerika Birleşik Devletleri’nde MIT’den birincilikle Yüksek Kimya Mühendisi oldu. ‘Alfred Sloan Ödülü’nü aldı. 1959’da Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley’de; Kuramsal/Fiziksel Kimya Doktorasını yaptı, doktorasını yaparken iki ödül kazandı. 1959–1960 yıllarında Amerika Birleşik Devletleri Atom Enerjisi Merkezi’nde araştırmalar yaptı. 1961’de hem Harvard, hem de Yale’de kendisinin yeni Nicem (“Kuvantum”) Kimyası ve Fiziği üzerine teorileri hakkında üst düzey derslerde yeni buluşlarını anlattı. 1962 yılında Batının 300 yılda en genç profesörü oldu (26 yaşında Yale Üniversitesi’nde); 1962 yılında Ortadoğu Teknik Üniversitesi mütevelli heyeti yalnız Oktay SİNANOĞLU’na mahsus olmak üzere kendisine Danışman Profesör unvanını verdi.
Türkiye Cumhuriyeti’nde de kuramsal kimya bölümünü kurdu. Ortadoğu Teknik Üniversitesinde eğitimin Türkçe olması için uğraş verdi. 1966’da Yale Üniversite’sinde Moleküler Biyoloji konusunda ikinci kürsüsüne atandı. 1973’te Almanya’nın en yüksek ‘Aleksander von Humboldt Bilim Ödülü’nü (burs ile karıştırılmasın) ilk kazanan kişi oldu. 1975’te Japonya’nın ‘Uluslar Arası Seçkin Bilimci Ödülü’nü kazandı; yine 1975 yılında özel kanunla Oktay SİNANOĞLU’na ilk ve tek, Türkiye Cumhuriyeti Profesörü unvanı verildi. 1976’da Japonya’ya Türkiye Cumhuriyeti Özel Elçisi olarak gönderildi. Kendisi Türk-Japon kültür, bilim ve eğitim ilişkilerinin temellerini atmıştır. Amerika Bilim ve Sanat Akademisi’nin ilk ve tek Türk üyesidir. Hindistan’ın Devlet Misafiri olarak, Hintli Bakanlarla ve Cumhurbaşkanıyla görüşmüştür. Meksika’da aynı seviyede Üçüncü Dünya Bağımsızlığı için çalışmıştır. Meksika hükümeti tarafından yüksek Bilim Ödülü ‘Elena Moshinsky’ ile ödüllendirildi.
Sovyetler Birliği Bilim ve Sanat Akademisi davetlisi olarak Rusya’da kuramlarını anlattı. Moskova ve Leningrad Evrenkentleri’nde (üniversitede) bilim kitapları Ruşça’ya çevrilerek okutuldu. Çekoslavak Bilim ve Sanat Akademisi’nin defalarca özel misafiri oldu ve kuramları üzerinde çalışan ekoller kuruldu. Kore, Japonya, Hindistan, Hong Kong, Kanada, Romanya, Fransa, Hollanda, İsviçre, Almanya ve daha birçok ülkelerde bilim konuşmaları yaptı, genç yaşta bilimde gösterdiği başarılarıyla milyonlarca gencin bilime heveslenmesine vesile oldu.
Yıllar sonra karşılaştığı bilim insanları kendisini örnek alarak bilime girdiklerini söylemişlerdir. Miami Evrenkenti’nde (üniversitesinde) ‘Kuramsal Bilimler Merkezi’ni kurdu. Türkiye’de ilk yaz okullarını düzenleyerek sahaların en ünlü bilim insanlarını Türkiye Cumhuriyeti’ne davet etmiştir. O zamanlar birkaç yılda Türkiye, bilim haritasına konacak duruma gelmiştir.
Prof. Dr. Oktay SİNANOĞLU bir yandan bilimsel araştırmalarına dış ülkelerde de devam ederken, bir yandan da Türkiye’de bol bol yazılar yazıyor, çeşitli evrenkentlerde, tıp ve bilim kurultaylarında bilimsel, ayrıca Türkiye Cumhuriyeti’nin her köşesinde halka genel konuşmalar yapmaya devam etmektedir.
1962’den günümüze dek ilk TÜBİTAK Bilim Ödülünü, ilk Sedat Simavi Fen Ödülünü, 1992’de Bilgi Çağı, 1995’te İLESAM Üstün Hizmet Ödülü’nü, ayrıca Yılın Fikir Adamı, Yılın Bilim Adamı ödüllerini aldı. Yesevi Kazakistan ve benzeri birçok kuruluşta profesör, mütevelli heyeti üyesi, Atatürk Kültür Kurumu asli üyesidir. 2001'de Yerel gazeteler Birliği'nce "Halk Kahramanı Ödülü" verildi. Antalya'da Uğur Mumcu Bilim Ödülü (2002), TÜRKSAV Türk Dünyası'na Hizmet Ödülü (2002) verildi. 250 kadar uluslar arası bilimsel yayını, bilim kuramları, çeşitli dillere çevrilmiş kitapları vardır. Türkiye’de de Türkçe pek çok yayın yapmıştır.
2007 yılında tüm Yıldız Teknik Evrenkenti öğrencilerinin oylamasıyla ‘Yılın Yıldızları En Beğenilen Bilim İnsanı Ödülü’ne layık görüldü.
2005-2006’da ODTÜ, İTÜ, Yıldız Teknik, Bilkent Evrenkentleri’nde Moleküler Biyoloji, Kimya, Matematik dallarında kendi kuramlarını anlatan bilimsel konuşmalar yaptı. Eylül 2001’de Kalp Uzmanları Kurultayı, Mart 2005 İstanbul’da Avrupa Birliği Bevliyeciler Kurultayı, Eylül 2005’te Çocuk Cerrahisi Kurultayı, 2005 ve 2006’da Diyabetik Kurultay’larda hekimlere bilimsel konuşmalar yaptı. 2006 Mart ANSİAD Antalya İşadamları Derneği’ne ve Antalya Barosu’na daha birçok konuşmalar yaptı. Mayıs 2006’da kendisine Karaman Valisi ve Karaman Belediye Başkanı’nca ‘Karamanoğlu Mehmet Bey-Türk Diline Üstün Hizmet Onur Ödülü’, Türk Dil Kurumu, Ankara’da verildi. 2007 Dizayn ve Süreç Bilimi Topluluğu Uluslar Arası Altın Onu Ödülü’nü aldı.
Mayıs 2002’de Hollanda’da, Mart 2004 Ft. Lauderdale, Florida, 2004 Haziran Köln Türk Üniversiteliler Derneği, 2005 Kasım Tapma, FL, 2006 Ocak Viyana’da Türk Akademisyenler Derneği’nde, 2006 Şubat Voralberg-Avusturya’da yaşayan yurttaşlarımıza ve öğrencilerimize yerine göre bilimsel yerine göre Türkçe, Türkiye ve dünya konularında, ayrıca Avrupalılara ‘Dünyanın Gidişatı ve Avrupa Birliği’ hakkında konuşmalar yaptı.
Eğitim-Bilim dergisinde ve Bilim Ütopya dergisinde bilimsel konulu makaleleri yayınlanmaktadır. 1978’de eski TDK’dan Fiziksel Kimya Terimleri sözlüğü yayınlanmıştı. Şimdi de Açıklamalı Fizik-Kimya-Matematik Seçme Ana Terimleri Sözlüğü yayına hazırlanmaktadır.
Oktay SİNANOĞLU’nun ayrıntılı yaşam öyküsü için Emine Çaykara’nın söyleşisiyle hazırlanmış Alfa yayınlarından yayınlanan ‘Türk Aynştaynı Oktay Sinanoğlu’ kitabına başvurunuz.
Edirne Uzunköprü Adalet Gazetesi
‘GÖZLEM’
Öğr. Gör. Aylin YAVAŞ,
Yıldız Teknik Üniversitesi
E-posta: aylinyavas@gmail.com
Prof. Dr. Oktay SİNANOĞLU’nun Son Eserleri:
‘İlerisi İçin’ ve ‘Neden Türkçe Giderse Türkiye Gider?’
23 Şubat 2008 tarihinde bilim insanları bir araya geldiler ve Prof. Dr. Oktay SİNANOĞLU’ nun son çalışmalarını dinleyip, çeşitli değerlendirmelerde bulundular. Ben de hazırlamış olduğum ilk yazımda sizlere bu çalışmalardan bahsetmek, sonra da sayın Oktay SİNANOĞLU’nun özgeçmişini paylaşmak istedim. Eserlerini hepimiz okumalı ve de okutmalıyız. Dileğim Uzunköprü’deki her kitapçıda ve her okul kütüphanesinde onun eserlerini görebilmektir! Başlıca Kitapları: Ne Yapmalı?, Büyük Uyanış, Türk Aynştaynı, Bye-Bye Türkçe, Hedef Türkiye ve İlerisi İçin’dir.
İlerisi İçin - Hazırlamış Olduğu Son Yazım (Kitap) Çalışması:
İlerisi İçin, Prof. Dr. Oktay SİNANOĞLU’nun son kaleme aldığı kitabıdır. 1. basımı, Ekim-2007’de Bilim+Gönül Yayınevi’nden çıkan eser, ‘Neredeyiz? Nasıl Dirileceğiz?’ ana başlığı kapsamında beş bölümden oluşmaktadır: 1- İlerisi İçin Türkiye, 2- Bilimde İlerisi İçin, 3- Siyasette İlerisi İçin, 4- Dış Ülkelerde Yaşayan Türkler İçin, 5- İlerisi İçin Mektuplar
‘Türkiye’nin temel sorunlarını bir bilim adamı gözüyle tespit ederek çözümler üreten ve tüm dünya vatandaşlarınca da tanınan memleket aşığı sayın Oktay SİNANOĞLU; kimya, fizik, matematik, moleküler biyoloji dallarında teorilerle uğraşırken bir yandan da memleket meselelerine kafa yormuş, çözümler üretmeyi bir vatan borcu bilmiştir. Bilimde herkesin çözülemez dediği işi, pes edip bıraktığı yerde Oktay Hoca’mız yoluna devam etmiş ve başarıyla sonuca ulaşmıştır. Tarihin bu önemli dönemecinde de bizler için gerekli olan tavır da işte bu: “Herkesin Türkiye Cumhuriyeti’nin işi bitti, defteri dürüldü dediği zamanda bile vazgeçmeden yola devam edebilmek !..’’
Uzun gayretlerden sonra nihayet ‘Büyük Uyanış’ oldu ve ‘Sinanoğlu Gençliği’ denebilecek genç nesiller yetişti. Şimdi bu gençler en başta matematik olmak üzere temel bilimlerle zihinlerini keskinleştiriyor, gönüllerini pekiştirmek için Türk kültürüne sarılıyor, Türkiye Cumhuriyeti’nin gidişatına dur diyorlar.’
İleride bizleri nasıl bir gelecek bekliyor? Türkiye Cumhuriyeti’nin savunması neden Türkçe’nin savunmasıyla başlar? Yabancı dille eğitim ihaneti nasıl devam ettiriliyor? Türkiye’de bilimin, araştırmanın ve yüksek öğretimin gelişmesi için neler yapmalıyız? Bilim dünyasıyla nasıl etkileşmeliyiz? Hangi dallarda ve ne için geri bırakıldık? İleride neler olacak ve Türk gençliği nasıl kendini bu gelişmelere hazırlayacak? İleride her konuda Türk dış-iç siyaseti nasıl olmalı? Dış ülkelerde yaşayan Türk vatandaşları ne durumda? İlerisi için kendileri ve çocuklarının güvenli varlığı için neler yapmalılar? sorularının cevaplarını bu kitapta bulacaksınız.
‘Büyük meseleler ufak adımlarla çözülür.’ diyen Oktay Hoca’mızın kitabını, bir solukta okuyacağınızı düşünüyorum.
Türkçe Giderse Türkiye Gider (2 Dvd) – Prof. Dr. Oktay SİNANOĞLU’nun Hayatı:
Belgesel görüntüler eşliğinde 3 saat 40 dakika süren, 2007’de Bilim+Gönül Yayınevi’nden çıkan, toplam 2 DVD’den oluşan belgeseli izlerken gözyaşlarıma hâkim olamadım. Oktay Hoca’mızın hayatını bir film gibi seyrederken, sanki o hayatı onunla beraber yaşadığını hissediyor insan. Eserin yapımcılığını Dilek SİNANOĞLU, yönetmenliğini Serdar ÇİLEKAR yapmıştır. Müzik eklentileri de Oktay BARAN’nın imzasını taşımaktadır. Altı çizilen bazı hususlar şunlardır:
•Dünyada neler olduğunu anlarsak Türkiye’de neler olduğunu veya olacağını daha iyi anlarız.
•En tehlikeli sömürgecilik, köleleşme zihinlerin ve gönüllerin sömürgeleşmesi köleleşmesidir. Birinci vazifemiz gönlümüzü ve zihnimizi kölelikten kurtarmaktır. Bunun için kendi dilimizde; Türkçe ile eğitim şarttır.
•Türkiye Cumhuriyeti’nin savunması Türkçe’nin savunması ile başlar.
•Bir millet tarihten nasıl silinir?
•Türkiye Cumhuriyeti’nin bugün ne sanayisi, tarımı, teknolojisi kalmıştır ne de araştırma bilimi kalmıştır. Son çıkarılan kanunlarla topraklar yabancılara çok ucuza sermaye edilip satılmaktadır. İşte 50 yıldır eğitim müfredatımızda beliren bozuk sistem ile adı vatan olan şehit kanıyla sulanmış toprakları kolayca yabancılara satacak nesiller yetiştirilmiştir. Topraklar da gittikten sonra sıra sepet havasına gelir. Havai, Haiti, Filistin’e bakın neler olmuştur?
•Yabancı dille eğitim anaokuluna indikten 1,5 yıl sonra o ülkenin dili yok olur.
•Cebirsel ve geometrik yapısı olan Türkçe kelime türetmek için en yetenekli dildir.
•Dil devrimi nasıl amacından saptırılmıştır?
•Kelime ve terim türetmede ‘Tasfiyeciliğe Hayır! Zenginleştirmeye Evet!’
.Dil meselesinde sahte sağ-sol nasıl karıştı?
•Yeni terim ve kelime türetmede ‘kural-kavram’ karşılığını ifade edebilmek için bilim insanlarımızın çok iyi Türkçe bilmesi gerekmektedir.
•Milletin bir kısmı Mustafa Kemal ATATÜRK’e, diğer kısmı Osmanlı’ya düşman edilerek bölündü.
•Türk Tarihi, 80 yıldan ibaret değildir.
•Atatürk neden ‘Güneş yeniden doğudan doğacak!’ dedi?
•AB neden Türkiye’yi istemiyor?
•Türkiye Cumhuriyeti’nde Türkiye için çalışan aydınlar neden yok?
•Tarihte hiç olmamış bir şey; Türkiye geçmişini nasıl silip attı, ruhunu nasıl sattı? Bunun şimdiki durumumuzla ilgisi nedir?
Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu’nun Özgeçmişi
Prof. Dr. Oktay SİNANOĞLU; dünyanın en genç yaşta profesör olmuş kişisi ve iki kez çeşitli ülkelerden Nobel’e aday gösterilen ilk Türk ’tür. 1953 yılında Ankara’da TED’in Yenişehir Lisesini birincilikle bitirdi. O zaman lisenin eğitim dili tamamen Türkçe’ydi, takviyeli yabancı dil dersleri vardı, bitirdikten hemen sonra kolej oldu. TED tarafından Amerika’ya burslu Kimya Mühendisliği için gönderildi. 1956 yılında Amerika Birleşik Devletleri Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley’de Kimya Mühendisliği’ni birincilikle bitirdi. 1957’de Amerika Birleşik Devletleri’nde MIT’den birincilikle Yüksek Kimya Mühendisi oldu. ‘Alfred Sloan Ödülü’nü aldı. 1959’da Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley’de; Kuramsal/Fiziksel Kimya Doktorasını yaptı, doktorasını yaparken iki ödül kazandı. 1959–1960 yıllarında Amerika Birleşik Devletleri Atom Enerjisi Merkezi’nde araştırmalar yaptı. 1961’de hem Harvard, hem de Yale’de kendisinin yeni Nicem (“Kuvantum”) Kimyası ve Fiziği üzerine teorileri hakkında üst düzey derslerde yeni buluşlarını anlattı. 1962 yılında Batının 300 yılda en genç profesörü oldu (26 yaşında Yale Üniversitesi’nde); 1962 yılında Ortadoğu Teknik Üniversitesi mütevelli heyeti yalnız Oktay SİNANOĞLU’na mahsus olmak üzere kendisine Danışman Profesör unvanını verdi.
Türkiye Cumhuriyeti’nde de kuramsal kimya bölümünü kurdu. Ortadoğu Teknik Üniversitesinde eğitimin Türkçe olması için uğraş verdi. 1966’da Yale Üniversite’sinde Moleküler Biyoloji konusunda ikinci kürsüsüne atandı. 1973’te Almanya’nın en yüksek ‘Aleksander von Humboldt Bilim Ödülü’nü (burs ile karıştırılmasın) ilk kazanan kişi oldu. 1975’te Japonya’nın ‘Uluslar Arası Seçkin Bilimci Ödülü’nü kazandı; yine 1975 yılında özel kanunla Oktay SİNANOĞLU’na ilk ve tek, Türkiye Cumhuriyeti Profesörü unvanı verildi. 1976’da Japonya’ya Türkiye Cumhuriyeti Özel Elçisi olarak gönderildi. Kendisi Türk-Japon kültür, bilim ve eğitim ilişkilerinin temellerini atmıştır. Amerika Bilim ve Sanat Akademisi’nin ilk ve tek Türk üyesidir. Hindistan’ın Devlet Misafiri olarak, Hintli Bakanlarla ve Cumhurbaşkanıyla görüşmüştür. Meksika’da aynı seviyede Üçüncü Dünya Bağımsızlığı için çalışmıştır. Meksika hükümeti tarafından yüksek Bilim Ödülü ‘Elena Moshinsky’ ile ödüllendirildi.
Sovyetler Birliği Bilim ve Sanat Akademisi davetlisi olarak Rusya’da kuramlarını anlattı. Moskova ve Leningrad Evrenkentleri’nde (üniversitede) bilim kitapları Ruşça’ya çevrilerek okutuldu. Çekoslavak Bilim ve Sanat Akademisi’nin defalarca özel misafiri oldu ve kuramları üzerinde çalışan ekoller kuruldu. Kore, Japonya, Hindistan, Hong Kong, Kanada, Romanya, Fransa, Hollanda, İsviçre, Almanya ve daha birçok ülkelerde bilim konuşmaları yaptı, genç yaşta bilimde gösterdiği başarılarıyla milyonlarca gencin bilime heveslenmesine vesile oldu.
Yıllar sonra karşılaştığı bilim insanları kendisini örnek alarak bilime girdiklerini söylemişlerdir. Miami Evrenkenti’nde (üniversitesinde) ‘Kuramsal Bilimler Merkezi’ni kurdu. Türkiye’de ilk yaz okullarını düzenleyerek sahaların en ünlü bilim insanlarını Türkiye Cumhuriyeti’ne davet etmiştir. O zamanlar birkaç yılda Türkiye, bilim haritasına konacak duruma gelmiştir.
Prof. Dr. Oktay SİNANOĞLU bir yandan bilimsel araştırmalarına dış ülkelerde de devam ederken, bir yandan da Türkiye’de bol bol yazılar yazıyor, çeşitli evrenkentlerde, tıp ve bilim kurultaylarında bilimsel, ayrıca Türkiye Cumhuriyeti’nin her köşesinde halka genel konuşmalar yapmaya devam etmektedir.
1962’den günümüze dek ilk TÜBİTAK Bilim Ödülünü, ilk Sedat Simavi Fen Ödülünü, 1992’de Bilgi Çağı, 1995’te İLESAM Üstün Hizmet Ödülü’nü, ayrıca Yılın Fikir Adamı, Yılın Bilim Adamı ödüllerini aldı. Yesevi Kazakistan ve benzeri birçok kuruluşta profesör, mütevelli heyeti üyesi, Atatürk Kültür Kurumu asli üyesidir. 2001'de Yerel gazeteler Birliği'nce "Halk Kahramanı Ödülü" verildi. Antalya'da Uğur Mumcu Bilim Ödülü (2002), TÜRKSAV Türk Dünyası'na Hizmet Ödülü (2002) verildi. 250 kadar uluslar arası bilimsel yayını, bilim kuramları, çeşitli dillere çevrilmiş kitapları vardır. Türkiye’de de Türkçe pek çok yayın yapmıştır.
2007 yılında tüm Yıldız Teknik Evrenkenti öğrencilerinin oylamasıyla ‘Yılın Yıldızları En Beğenilen Bilim İnsanı Ödülü’ne layık görüldü.
2005-2006’da ODTÜ, İTÜ, Yıldız Teknik, Bilkent Evrenkentleri’nde Moleküler Biyoloji, Kimya, Matematik dallarında kendi kuramlarını anlatan bilimsel konuşmalar yaptı. Eylül 2001’de Kalp Uzmanları Kurultayı, Mart 2005 İstanbul’da Avrupa Birliği Bevliyeciler Kurultayı, Eylül 2005’te Çocuk Cerrahisi Kurultayı, 2005 ve 2006’da Diyabetik Kurultay’larda hekimlere bilimsel konuşmalar yaptı. 2006 Mart ANSİAD Antalya İşadamları Derneği’ne ve Antalya Barosu’na daha birçok konuşmalar yaptı. Mayıs 2006’da kendisine Karaman Valisi ve Karaman Belediye Başkanı’nca ‘Karamanoğlu Mehmet Bey-Türk Diline Üstün Hizmet Onur Ödülü’, Türk Dil Kurumu, Ankara’da verildi. 2007 Dizayn ve Süreç Bilimi Topluluğu Uluslar Arası Altın Onu Ödülü’nü aldı.
Mayıs 2002’de Hollanda’da, Mart 2004 Ft. Lauderdale, Florida, 2004 Haziran Köln Türk Üniversiteliler Derneği, 2005 Kasım Tapma, FL, 2006 Ocak Viyana’da Türk Akademisyenler Derneği’nde, 2006 Şubat Voralberg-Avusturya’da yaşayan yurttaşlarımıza ve öğrencilerimize yerine göre bilimsel yerine göre Türkçe, Türkiye ve dünya konularında, ayrıca Avrupalılara ‘Dünyanın Gidişatı ve Avrupa Birliği’ hakkında konuşmalar yaptı.
Eğitim-Bilim dergisinde ve Bilim Ütopya dergisinde bilimsel konulu makaleleri yayınlanmaktadır. 1978’de eski TDK’dan Fiziksel Kimya Terimleri sözlüğü yayınlanmıştı. Şimdi de Açıklamalı Fizik-Kimya-Matematik Seçme Ana Terimleri Sözlüğü yayına hazırlanmaktadır.
Oktay SİNANOĞLU’nun ayrıntılı yaşam öyküsü için Emine Çaykara’nın söyleşisiyle hazırlanmış Alfa yayınlarından yayınlanan ‘Türk Aynştaynı Oktay Sinanoğlu’ kitabına başvurunuz.
22 Mart 2008 Cumartesi
Yeni Blogum: İngilizce Paylaşımlar!
Merhaba Arkadaşlar,
Sadece İngilizce paylaşımlarda bulunacağım yeni blogum: http://aylinyavasinenglish.blogspot.com/
Bilginize,
Ay-lin:)
Sadece İngilizce paylaşımlarda bulunacağım yeni blogum: http://aylinyavasinenglish.blogspot.com/
Bilginize,
Ay-lin:)
21 Mart 2008 Cuma
Sir Arthur C. Clarke'ı Uğurlarken...

İngiliz bilim-kurgu yazarı Sir Arthur C. Clarke'ı (90) uğurlarken, onu daha çok keşfetmemizi ve okumamızı diliyorum... Hayatı boyunca yaptığı tüm çalışmalara
rağmen sadece bir "yazar" olarak hatırlanmak istemesi** karşısında yapılacak
en güzel şey, hala okumayanlarımız varsa kitaplarını okumamızdır.****
Huzur içinde yat Sir Arthur C. Clarke...
Aylin
90. Doğum günü videosu:
http://www.youtube.com/watch?v=3qLdeEjdbWE
**Video metni: http://www.tveap.org/news/0712art_transcript_01.html
Arthur C Clarke Vakfı sayfası:
Biografisi***: http://www.clarkefoundation.org/acc/biography.php
http://www.clarkefoundation.org/acc/vita.php
Kitaplarının listesi****: http://www.clarkefoundation.org/acc/vita.php
**

Hello! This is Arthur Clarke, speaking to you from my home in Colombo, Sri Lanka.
As I approach my 90th birthday, my friends are asking how it feels like, to have completed 90 orbits around the Sun.
Well, I actually don't feel a day older than 89!
Of course, some things remind me that I have indeed qualified as a senior citizen. As Bob Hope once said: "You know you're getting old, when the candles cost more than the cake!"
I’m now perfectly happy to step aside and watch how things evolve. But there's also a sad side to living so long: most of my contemporaries and old friends have already departed. However, they have left behind many fond memories, for me to recall.
I now spend a good part of my day dreaming of times past, present and future. As I try to survive on 15 hours’ sleep a day, I have plenty of time to enjoy vivid dreams. Being completely wheel-chaired doesn't stop my mind from roaming the universe – on the contrary!
In my time I’ve been very fortunate to see many of my dreams come true! Growing up in the 1920s and 1930s, I never expected to see so much happen in the span of a few decades. We 'space cadets' of the British Interplanetary Society spent all our spare time discussing space travel – but we didn’t imagine that it lay in our own near future…
I still can't quite believe that we've just marked the 50th anniversary of the Space Age! We’ve accomplished a great deal in that time, but the 'Golden Age of Space' is only just beginning. After half a century of government-sponsored efforts, we are now witnessing the emergence of commercial space flight.
Over the next 50 years, thousands of people will travel to Earth orbit – and then, to the Moon and beyond. Space travel – and space tourism – will one day become almost as commonplace as flying to exotic destinations on our own planet.
Things are also changing rapidly in many other areas of science and technology. To give just one example, the world's mobile phone coverage recently passed 50 per cent -- or 3.3 billion subscriptions. This was achieved in just a little over a quarter century since the first cellular network was set up. The mobile phone has revolutionized human communications, and is turning humanity into an endlessly chattering global family!
What does this mean for us as a species?
Communication technologies are necessary, but not sufficient, for us humans to get along with each other. This is why we still have many disputes and conflicts in the world. Technology tools help us to gather and disseminate information, but we also need qualities like tolerance and compassion to achieve greater understanding between peoples and nations.
I have great faith in optimism as a guiding principle, if only because it offers us the opportunity of creating a self-fulfilling prophecy. So I hope we've learnt something from the most barbaric century in history – the 20th. I would like to see us overcome our tribal divisions and begin to think and act as if we were one family. That would be real globalisation…
As I complete 90 orbits, I have no regrets and no more personal ambitions. But if I may be allowed just three wishes, they would be these.
Firstly, I would like to see some evidence of extra-terrestrial life. I have always believed that we are not alone in the universe. But we are still waiting for ETs to call us – or give us some kind of a sign. We have no way of guessing when this might happen – I hope sooner rather than later!
Secondly, I would like to see us kick our current addiction to oil, and adopt clean energy sources. For over a decade, I've been monitoring various new energy experiments, but they have yet to produce commercial scale results. Climate change has now added a new sense of urgency. Our civilisation depends on energy, but we can't allow oil and coal to slowly bake our planet…
The third wish is one closer to home. I’ve been living in Sri Lanka for 50 years – and half that time, I’ve been a sad witness to the bitter conflict that divides my adopted country.
I dearly wish to see lasting peace established in Sri Lanka as soon as possible. But I’m aware that peace cannot just be wished -- it requires a great deal of hard work, courage and persistence.
* * * * *
I’m sometimes asked how I would like to be remembered. I’ve had a diverse career as a writer, underwater explorer, space promoter and science populariser. Of all these, I want to be remembered most as a writer – one who entertained readers, and, hopefully, stretched their imagination as well.
I find that another English writer -- who, coincidentally, also spent most of his life in the East -- has expressed it very well. So let me end with these words of Rudyard Kipling:
If I have given you delight
by aught that I have done.
Let me lie quiet in that night
which shall be yours anon;
And for the little, little span
the dead are borne in mind,
seek not to question other than,
the books I leave behind.
This is Arthur Clarke, saying Thank You and Goodbye from Colombo!
The video was produced by Colombo-based production company Video Image (Private) Limited, in collaboration with the non-profit educational media foundation TVE Asia Pacific, both of which donated their services to this effort.
***
Biography
The achievements of Arthur C. Clarke, unique among his peers, bridge the arts and sciences. His works and his authorship have ranged from scientific discovery to science fiction, from technical application to entertainment, and have made a global impact on the lives of present and future generations.
Arthur C. Clarke is the son of an English farming family, born in the seaside town of Minehead, Somerset, England on December 16, 1917. In 1998, his lifetime work was recognized by H.M. The Queen when he was honored with a Knighthood – formally conferred by Prince Charles in Sri Lanka two years later.
After attending schools in his home county, Arthur Clarke moved to London in 1936 and pursued his early interest in space sciences by joining the British Interplanetary Society. He started to contribute to the BIS Bulletin and began to write science fiction.
As with so many young men at the time, World War II interrupted in 1939 and he joined the RAF, eventually becoming an officer in charge of the first radar talk-down equipment, the Ground Controlled Approach, during its experimental trials. Later, his only non-science-fiction novel, Glide Path, was based on this work. After the war, he returned to London and to the BIS, becoming its president in 1947-50 and again in 1953.
In 1945, a UK periodical magazine “Wireless World” published his landmark technical paper "Extra-terrestrial Relays" in which he first set out the principles of satellite communication with satellites in geostationary orbits - a speculation realized 25 years later. During the evolution of his discovery, he worked with scientists and engineers in the USA in the development of spacecraft and launch systems, and addressed the United Nations during their deliberations on the Peaceful Uses of Outer Space.
Clarke's work, which led to the global satellite systems in use today, brought him numerous honors including the 1982 Marconi International Fellowship, a gold medal of the Franklin Institute, the Vikram Sarabhai Professorship of the Physical Research Laboratory, Ahmedabad, the Lindbergh Award and a Fellowship of King's College, London. Today, the geostationary orbit at 36,000 kilometers above the equator is named The Clarke Orbit by the International Astronomical Union.
After leaving the RAF in 1946, he resumed his formal studies and was awarded a Fellowship at King's College, London where he obtained first class honors in Physics and Mathematics in 1948.
In 1954, Clarke wrote to Dr. Harry Wexler, then chief of the Scientific Services Division, U.S. Weather Bureau, about satellite applications for weather forecasting. From these communications, a new branch of meteorology was born, and Dr. Wexler became the driving force in using rockets and satellites for meteorological research and operations.
At the same time, Clarke has been the author of many books, articles and papers. The first story he sold professionally was "Rescue Party", written in March 1945 and appearing in Astounding Science in May 1946. He went on to become a prolific writer of science fiction, renowned worldwide and with more than 70 titles to his name. Among his many non-fiction works, “Profiles of the Future” (1962) looked at the probable shape of tomorrow's world and stated his “Three Laws”.
In 1964, he started to work with the noted film producer Stanley Kubrick on a science fiction movie script. Four years later, he shared an Oscar nomination with Kubrick at the Hollywood Academy Awards for the film version of “2001: A Space Odyssey”. Then, in 1985, he published a sequel, “2010: Odyssey Two” and worked with Peter Hyams on the movie version. Their work was done using a Kaypro computer and a modem, linking Arthur in Sri Lanka and Peter Hyams in Los Angeles, leading to a book “The Odyssey File - The Making of 2010.”
In television, Clarke worked alongside Walter Cronkite and Wally Schirra for the CBS coverage of the Apollo 12 and 15 space missions. His thirteen-part TV series Arthur C. Clarke's Mysterious World in 1981 and Arthur C. Clarke's World of strange Powers in 1984 has been screened in many countries and he has contributed to other TV series about space, such as Walter Cronkite's Universe series in 1981.
Clarke first visited Colombo, Sri Lanka (then called Ceylon) in December 1954 and has lived there since 1956 pursuing an enthusiasm for underwater exploration along that coast and on the Great Barrier Reef. In recent years, he has been largely confined to a wheelchair due to post-polio syndrome, but his output as a writer has continued undiminished.
NOTE: the authorized biography by Neil McAleer - Arthur C. Clarke - The Authorized Biography - was published by Contemporary Books, Chicago, in 1992.
****
ARTHUR C. CLARKE: A life of writing in the sciences and arts
KEY NON FICTION WORKS
Extraterrestrial Relays in Wireless World
Space Stations for Global Communications in Wireless World
Ascent to Orbit: A Scientific Autobiography
Astounding days: A Science Fictional Autobiography
Boy Beneath the Sea
The Challenge of the Sea
The Challenge of the Spaceship
The Coast of Coral
The Coming of the Space Age (edited)
The Exploration of the Moon
The Exploration of Space
The First Five Fathoms
Going into Space
How the World Was One
Indian Ocean Adventure
Indian Ocean Treasure
Interplanetary Flight
The Making of a Moon
1984: Spring
Profiles of the Future
The Promise of Space
The Reefs of Taprobane
Report on Planet Three
Science Fiction Hall of fame, III (edited)
Three for Tomorrow (edited)
Time Probe (edited)
Treasure of the Great Reef
The View from Serendip
Voice Across the Sea
Voices from the Sky
Collaborative Works
With Simon Welfare and John Fairley
Arthur C. Clarke's Mysterious World
Arthur C. Clarke's World of Strange Powers
With the Astronauts
First on the Moon
With Robert Silverberg
Into Space
With Chesley Bonestell
Beyond Jupiter
With the Editors of Life
Man and Space
With Peter Hyams
The Odyssey File
KEY WORKS OF FICTION
Across the Seas of Stars
Against the Fall of Night
Childhood's End
City and the Stars
The Deep Range
Dolphin Island
Earthlight
Expedition to Earth
A Fall of Moondust
The Fountains of Paradise
From the Oceans, from the Stars
Ghosts from the Grand Banks
Glide Path
The Hammer of God
Imperial Earth
Islands in the Sky
The Lion of Comarre
The Lost Worlds of 2001
The Nine Billion Names of God
The Other Side of the Sky
Prelude to Mars
Prelude to Space
Reach for Tomorrow
Rendezvous with Rama
The Sands of Mars
The Sentinel
The Songs of Distant Earth
The Sentinel
Tales from the “White Hart”
Tales of Ten Worlds
2001: A Space Odyssey (With Stanley Kubrick)
2010: Odyssey Two
2061: Odyssey Three
3001: The Final Odyssey
The Wind from the Sun
Books with Gentry Lee
Cradle
Rama 11
17 Mart 2008 Pazartesi
Sessizlik Kuleleri'nde Sessizce Gülümsüyorum...

Bilim için yıllarını vermiş, okumaktan gözleri kızarmış, canı dışarı çıkmak istemesin diye güneşlikleri açmayan, sürekli öğrenme aşkıyla çalışan tüm dostlara...
Bu kadar yürekten sevmezse insan, katlanmaz herhalde bu yoğun tempoya ve/veya uykusuz gecelere... Öte yandan, içi kavruluyorsa okumak için, üretmek için, insanlığa ve ülkemize hizmet için hiç de ağır gelmiyor insana sırtındaki bunca yük, uykusuz geçen bunca gece... Kuvvetli rüzgarların estiği yerde, ağaçların kökleri güçlü olur derler, ya ben de günbegün daha güçleniyorum ve bağlanıyorum İst.'a...
Gecenin bir buçuğu olmuş... Çöpçüler çöpleri topluyorlar... Maviş'im, esniyor; canım benim... Her yerde Pavlov var. Yakında Maviş, Pavlov derse hiç şaşırmayacağım :) İnsan, vicdanıyla hep baş başa kalır ve asla ondan kaçamaz. Başarılı bir çeneyle herkesi kandırabilir ama onu asla, di mi? Tembellik edenlerin vicdanlarına sesleniyorum... Nasıl rahat ediyor içiniz bunca kişi yardım beklerken ya da atalarımız cephelerde sabahlamışken, sürekli orada burada sabahlamakla ne veriyorsunuz ülkemize ya da ne bırakacaksınız gelecek kuşaklara?...
Tatlı Rüyalar Uykucu Güzellerine!
İyi Yolculuklar Atom Karıncalara!
Ay-lin:)
12 Mart 2008 Çarşamba
Konferans: Türkiye'de Bilim Nereye Gidiyor?

Merhaba Arkadaşlar ve Sevgili Öğrencilerim,
Aşağıda detaylarını göreceğiniz konferansta görüşmek dileğiyle!
Ay-lin:)
Konferans: Türkiye'de Bilim Nereye Gidiyor?
Prof. Dr. Metin Balcı (ODTÜ Kimya Bölümü,TÜBA Üyesi )
Fen-Edebiyat Fakültesi Davutpaşa Yerleşim Birimi
13.03.2008, 13.30, A-2011 Konferans Salonu
sabihamanav@gmail.com
Not: Özgeçmişini şu linkten buldum; gelmeden okumak isterseniz: http://www.metu.edu.tr/~mbalci/curriculum.htm
Yürüttüğü tezler:) http://www.metu.edu.tr/~mbalci/thesis.html
Ana sayfası :) http://www.metu.edu.tr/~mbalci/
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Elveda YTÜ ve İstanbul, merhaba BANÜ ve Bandırma!
Yaklaşık 15 yıl #ARGEdeLiderYTÜ ’de (ve bir yıl dünyanın en saygın üniversitelerinden Co...
-
Yaklaşık 15 yıl #ARGEdeLiderYTÜ ’de (ve bir yıl dünyanın en saygın üniversitelerinden Co...
-
TEKNO GÜNDEM Yıldız Teknopark Dergisi Yıl: 1 Sayı: 2 Nisan-Haziran 2014 Dil sevgili gib idir. Her gün ilgilenmezsen, seni terk ed...
-
"7. ETZ: Sürdürebilir Bir Gelecek İçin Eğitim" Anılarım Dr. Öğr. Gör. Aylin Akınlar, YTÜ draylinakinlar@gmail.com ...