24 Nisan 2015 Cuma

Göbek Bağı

Gücüm geliyor çok şükür Rabbimden. Bir birey olarak kimse ile göbek bağım olmasını asla istemedim; tam bağımsızlığım en büyük hazinemdir diye yetiştirdi beni canım babam Fahrettin Yavaş. Allah ondan ve annemden razı olsun. Şimdi Kabe'de tavaflarında ve saylarında dua yollayan canım Fidan Mutlu Teyzem başta olmak üzere dua eden herkesten razı olsun. Herkesin biyolojik olarak bir göbek bağı vardır bu arada. Çoğu kişi de üniversite bahçesine gömdürür. Ben ilk Harvard'a gömmek istedim; iki kez ABD'ye gitmeme rağmen unuttum. Sonra çok şükür nasip oldu ikinci kez geçen yıl Kutsal Topraklara (Kabe'ye) gittiğimde oraya zemzem suyu ve dualarla gömmeyi. Rabbimin misafiri olmak harikaydı. Oradan aldığım güç ile çalışmaya devam. Büyüğüm kıymetli hocam Oktay Sinanoğlu ve kıymetli arkadaşım Sezgin ile çok fazla bilim ve gönül sohbeti yapmak kısmet oldu. Tüm hayallerimi, sorularımı, vs kısaca benim gibi zor bir öğrenciyi sabırla dinledi hep Oktay Hocam ve ilk sohbetimizde bana Türkiye Cumhuriyeti'nin başbakanı olacağımı söyledi. Allah ondan razı olsun verdiği destek ve ışık için. Rabbimden aldığım güç ile inşallah bir bilim insanı olurum ve bir gün göbek bağımı gömdüğüm Kutsal Topraklarda son nefesimi veririm. Âmin. İyi geceler.

28 Mayıs 2014 Çarşamba

DİL SEVGİLİ GİBİDİR. HER GÜN İLGİLENMEZSEN, SENİ TERK EDER :)



TEKNO GÜNDEM

Yıldız Teknopark Dergisi Yıl: 1 Sayı: 2 Nisan-Haziran 2014

Dil sevgili gibidir. Her gün ilgilenmezsen, seni terk eder :)


Anadil edinimi ve yabancı dil öğrenmenin birbirini besleyen iki alan olduğu söylenebilir. Bir insan anadilinde ne kadar yetkinse, sahip olduğu bu dil temeli, onun yabancı dil öğrenmesine de destek olabilir. Peki, bir kişi yabancı dilde “okuma, dinleme, konuşma ve yazma” olarak dört dil becerisini nasıl geliştirebilir? 

Örneğin anadilimiz Türkçe, yabancı dilimiz İngilizce olsun. Dört dil becerilerinden “okuma ve dinleme”nin buzdağının suyun altında kalan kısmı; “konuşma ve yazma” becerilerinin ise buzdağının üstünde görünen kısmı olduğu düşünelim. “Okuma ve dinleme” becerilerimizi ne kadar iyi geliştirirsek; ürün verdiğimiz “konuşma ve yazma” becerilerimiz de o denli iyi gelişir.

Okuma Becerisi Nasıl Gelişir

İlk olarak “okuma” becerimizi ele alalım. Her gün hem Türkçe hem de İngilizce gazete/kitap okuyabiliriz. Gazeteyi/kitabı satın alarak okumak yerine, internet üzerinden ya da akıllı telefonunuza indirdiğiniz uygulama ile de okuyabilirsiniz. Hangisini tercih edeceğiniz sizin öğrenme stilinize göre değişecektir.

Türkiye’de İngilizce olarak yayımlanan İngilizce günlük gazeteleri okumak çok yararlı olabilir. Örneğin, Hürriyet gazetesinden okuduğunuz bir haberi ya da yorumu Turkish Daily News’ten artık okuyabiliyorsunuz. Şu gazeteleri bir gazete bayisinden satın alabileceğiniz gibi internetten de okuyabilirsiniz: 

Hürriyet Daily News (www.hurriyetdailynews.com), Sabah English (www.dailysabah.com), Anadolu Agency (www.aa.com.tr/en/ingilizce-haberler), https://www.newsinlevels.com/ (haberleri seviyenize göre okuma).

Dinlemek Gerek

“Dinleme” becerimizi geliştirmek için, İngilizce sesli kitap ve İngilizce yayın yapan radyo dinleyebiliriz. Boğaziçi Üniversitesi Kütüphanesi’nden (http://www.getem.boun.edu.tr/ ) sesli kitap alabileceğiniz gibi, internetten de alabilirsiniz. BBC gibi yabancı haber kanallarının web sitelerinden haber okurken, İngilizce dinleme şansınız da oluyor. Bu sayede, haber metinlerindeki sözcüklerin telaffuzuna ve tonlamasına dikkat edebilirsiniz. Buna ek olarak, o web sitelerde boşluk doldurmaca, dinlediğini anlama gibi sorular ile alıştırmalar var. Bunlar da dinlediğinizi ne kadar anladığınızı görmeniz için size fırsat sağlıyor.

Bilhassa İstanbul gibi bir büyük şehirde yaşıyorsanız, pek çok İngilizce yayın yapan radyo dinleme şansınız var. Metroda, metrobüste, vapurda, otobüste, arabanızda saatleriniz trafikte geçerken ya da bilgisayar başında çalışırken radyo dinleyebilirsiniz. Zaten artık internetle dünyanın pek çok ülkesindeki radyo kanallarına ulaşabilirsiniz. İngilizce şarkı söyleyen bir sanatçı dinlemek isterseniz, İngilizcesi hem telaffuz hem de dilbilgisi açısından iyi olan sanatçıları tercih etmekte fayda var. Örneğin, Sting. “Shape of My Heart” başta olmak üzere çok başarılı eserlere imza atmıştır. İngilizce müzik ya da TV kanalı, günlük hayatınızda fonda olabilir. Unutmayalım ki anadil edinimi ana rahminde başlıyor. Hamile iken bebeğinizle yaptığınız konuşma, dinlediğiniz müzikler onun dil gelişimini etkiliyor. 

Yazarak ve Konuşarak

“Yazmak”, eskiden bir kart/mektup yazmakken, günümüzde e-posta atmak, cep telefonundan kısa mesaj (SMS) göndermek tweet atmak, facebooktan durum paylaşmak gibi şekillerde hayatımızda. Yazma becerimizi yaza yaza geliştirebiliriz. Dantel örmek gibi el emeği göz nurudur her söz, her sözcük. Hayatınızda hiç günlük tuttunuz mu? Bu durum için de günümüzde bloglar devreye giriyor. Ücretsiz olarak sizin de bir bloğunuz olabilir. İlk olarak Türkçe blog açmak ile adım atabilirsiniz. Örnek incelemek isterseniz, sizi 2006’da açtığım ilk Türkçe blogumu ziyaret etmeye davet ediyorum. Bir dil demek, bir kültür demek. 

“Konuşmak”, Türkiye’de eğitim öğretim hayatını geçiren bizlerin en çok zorlandığı becerilerin başında geliyor. Test çözme odaklı bir sistemden geçince, toplum önünde konuşmakta zorlanıyoruz, “sahne korkusu” ve “hata yapma korkusu” bizleri etkiliyor. Türkçe konuşmak zor gelince, İngilizce iletişim kurmak, bunun ötesinde toplum önünde İngilizce konuşmak kâbus oluyor çoğu kişi için. Yukarıda anlattığım diğer üç beceri güçlendikçe konuşma becerimiz de güçleniyor aslında. Sözcük hazinemizin zenginliği, hayallerimizin zenginliğini de belirliyor.

Toplum Önünde İngilizce Konuşma derslerimde ve seminerlerimde izlettiğim bir video vardır. Martin Luther King’in “I have a dream” konuşması. Lütfen bunu izleyin. Sessiz izleyip önce King’in vücut diline dikkat edin. Sonra videoyu sesli izleyin, hatta internetten konuşma metnini indirip bir sonraki dinlemenizde sözcükleri nasıl telaffuz ettiğine ve tonlamaya dikkat edin. Bunu, konuşmanın mesajını hissedene kadar defalarca tekrarlayın.

Şimdi de kendinize ödev verme vakti. Sizin hayalleriniz nelerdir? Önce bunu düşünün. Gece, aslında yalnızsınız uykunuzda; kendinizle baş başasınız. Hayal edin bol bol. Sonra kaleme alın hayallerinizi,
İngilizce yazmaya başlayın. Kâğıt kalem yeter bu adım için. Teknolojiyi de katarsanız, bir blog açmak sadece beş dakikanızı alacaktır. Sonra da bir ayna karşısında konuşun. Önce Türkçe, sonra da İngilizce konuşun ayna karşısında. Bir kayıt cihazı ya da akıllı telefonunuzla kaydedin sesinizi. Sonra kendinizi dinleyin. Türkçe’si ve İngilizce’si anadili olan ya da iyi olan arkadaşınıza da dinletin konuşmanızı. Dönüt-düzeltme kişisel ve dil gelişiminize artı değer katacaktır. Öğrenciyseniz, üniversitenizin uluslararası değişim olanaklarından yararlanın.

Teknoloji hayatımıza kolaylıklar getirse de yaşayarak, yaparak öğrenmek, uzun süreli, bellekte en kalıcı iz bırakan öğrenmeleri sağlıyor. Bu nedenle, bir dili hayatımızın her anında yaşamamız lazım. Öğrencilerimle bir paylaşımımı dile getirerek yazıma son noktayı koymak istiyorum: “Dil sevgili gibidir. Her gün ilgilenmezsen, seni terk eder :) Aşk ile dil öğrenmek dileğiyle!"

11.03.2022'de Önerdiğim Kaynaklar: 

Cornell University Career Guide https://scl.cornell.edu/sites/scl/files/documents/2020-21%20Career%20Guide-VD.pdf (ücretsiz/free)


Advanced English Grammar and Vocabulary, Cesur Öztürk, Pelikan Yay. https://www.pelikankitabevi.com.tr/advanced-english-grammar-vocabulary-cesur-ozturk


Pocket Dictionary of Synonyms for YDS, TOEFL, IELTS and Proficiency, Cesur Öztürk, Pelikan Yay.


Siteler: 

https://www.pelikankitabevi.com.tr/pocket-dictionary-of-synonyms-for-yds-toefl-ielts-proficiency-cesur-ozturk 

https://www.newsinlevels.com/ (haberleri seviyenize göre okuma)

https://www.youtube.com/c/mmmEnglish_Emma/videos

(Kelimeden telaffuza, dilbilgisinden akıcılık geliştirmeye +200 ders içeriği)

 Oyunlarla konu tekrarı için

-          Kahoot: https://create.kahoot.it/discover

-          Quizlet: https://quizlet.com/tr

 @yazilimogrenn ‘den alınmıştır: Ücretsiz bir şekilde İngilizce öğrenebileceğiniz, YDS ve YÖKDİL sınavına hazırlanabileceğiniz, iş hayatında sizi öne geçirecek bazı uygulamalar ve siteler:

İstanbul’da ücretsiz İngilizce kursu: https://www.iti-istanbul.com/ucretsiz-ingilizce

Bu Chrome eklentisi sayesinde Youtube'u dil öğrenme platformuna çevirebilirsiniz. Eklentiyi tarayıcınıza ekledikten sonra istediğiniz dillerde istediğiniz kadar altyazı ekleyebilir, kelimelerin telaffuzlarını dinleyebilirsiniz: https://chrome.google.com/webstore/detail/language-learning-with-yo/jkhhdcaafjabenpmpcpgdjiffdpmmcjb

Seviye belirleme sınavına girip İngilizce seviyenizi belirledikten sonra İngilizce ders videolarını izleyebilir, ücretsiz bir şekilde üye olarak ilerlemenizi kaydedebilirsiniz: https://www.bbc.co.uk/learningenglish/course/lower-intermediate

11 eğitmenin kanallarının birleştiği nokta olan bu Youtube kanalında 1000'den fazla video sayesinde gramerden aksana kadar İngilizce'nin her noktası için eğitim alabilirsiniz: https://www.youtube.com/c/engVid

Oldukça basit bir ara yüze sahip olan bu internet sitesinde 6 seviyeye ayrılmış konu anlatımları alıştırmalar bulabilir, bunlara ek olarak içerik sahibi Özkan Çelen'in YDS sınavına ait ipuçlarından faydalanabilirsiniz: http://www.ozkancelen.com/

İstediğiniz zaman istediğiniz kadar İngilizce konuşabileceğiniz ve pratik yapabileceğiniz bir yapay zekâ: https://www.cleverbot.com/

Telefondan akıllı televizyona kadar hemen her platformda kullanabileceğiniz bu yerli uygulama, sizlere seçtiğiniz seviyeye göre dizi ve filmlerden bir sahne gösteriyor. Siz de bu sahnedeki kısa diyaloğun doğru çevirisini bilmeye çalışıyorsunuz: https://www.voscreen.com/

İngilizce Dil Öğrenenler için akademik dilde makale yazmaya, gramer doğruluğuna ve yazım yanlışlarını düzenlemeye odaklanan kullanışlı bir site: https://www.edx.org/course/how-to-write-an-essay

İş görüşmesinden muhasebe detaylarına kadar iş hayatınızda kullanacağınız İngilizce ihtiyaçlarınız için onlarca içeriğe sahip bu kanal oldukça kullanışlı: https://www.youtube.com/c/Businessenglishpod

Oldukça popüler olan bu uygulama sizi her gün en az 5 dakika pratik yapmaya alıştırıyor. Basit günlük konuşmalarla başlayarak her geçen gün gelişiminizi daha iyi görebiliyorsunuz: https://tr.duolingo.com/

Üniversite sınavlarıyla ilgili birçok içerik bulunan bu kanalda YDS sınavı için de hazırlanan faydalı bir oynatma listesi bulunmakta: https://www.youtube.com/playlist?list=PL5kIOunpmSBMIv821vqre3V030dGikmmt

Onlarca dilde, seviyelere ve konulara göre sohbet odaları oluşturarak o dilde konuşan diğer insanlarla bir araya gelmenizi sağlayan kullanışlı bir site: https://www.free4talk.com/

Bu site sizi İngilizce konuşabileceğiniz rastgele biriyle eşleştiriyor. Yeni kişiler tanımak ve İngilizcenizi geliştirmek için oldukça ideal: https://speak-peak.club/

Bu uygulama sayesinde anadili İngilizce olan insanlarla ücretsiz bir şekilde konuşabilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey üye olup yeterli puanı toplamak: https://lingbe.com/

 

 

27 Şubat 2013 Çarşamba

"Kandil" motifi...


Gönderildi: Perşembe, 21 Şubat, 2013 2:52 AM
Konu: 
"Kandil" motifi... 

               Değerli Dostlarım,


              Bu gece saat ona doğru İstanbul - Karacaahmet Mezarlığı'nın ortasından yürüyerek eve giderken düşündüm sevgili babaanneciğimin sözlerini "Dünya işleri hiç bitmez, giden geriye gelmez..." 

              Osmanlı mezar taşlarının estetiği ve yansıttığı gizemli tarih de dikkatimi çekti... "Kandil" motifi ne kadar da güzel: Bu motif, ölünün yolunu aydınlatıcı bir mana ile yüklü ve bazı örneklerde kandilin gövde kısmında 'Allah" yazdığı için "Yaratıcı" yı sembolize eder. 

               Nur suresi 35. ayette: "Allah, göklerin ve yerin nuru'dur. O'nun nurunun misali tıpkı içinde lamba bulunan bir kandillik gibidir. O lamba kristal bir fanus içindedir, o fanus da sanki inciye benzer bir yıldız gibidir ki doğuya da batıya da nispet edilemeyen mübarek bir ağaçtan, yani zeytinden (çıkan yağdan) tutuşturulur. Onun yağı neredeyse, kendisine ateş değmese dahi ışık verir. (Bu) nur üstüne nurdur. Allah, dilediği kimseyi nuruna eriştirir." buyurulmaktadır... Buna erişmek dileğiyle iyi geceler...

              Konuyla ilgili makale de buldum: 
http://www.turkishstudies.net/Makaleler/1355642823_35Bi%C3%A7ici%20H.Kamil_S-637-661.pdf

Sevgilerimle,

Aylin

28 Aralık 2011 Çarşamba

DÜNYA’YA YILDIZ’DAN AÇILMAK İSTER MİSİNİZ?





DÜNYA’YA YILDIZ’DAN AÇILMAK İSTER MİSİNİZ?

Aylin Yavaş, Öğretim Görevlisi, M.Ed.
Uluslararası İlişkiler Ofisi Koordinatörü 

Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ)’nin uluslararası bir dünya üniversitesi olması yolunda kurulan ve Eğitim-Öğretim Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yusuf Ayvaz’a bağlı olarak,
Öğr. Gör. M.Ed. Aylin Yavaş’ın koordinatörlüğünde faaliyet gösteren Uluslararası İlişkiler Ofisi, AB-Erasmus programı dışındaki tüm dünya ülkeleri ile akademik işbirliği protokolleriyle ve programlarla ilgilenmektedir. Ayrıca, yurt dışından üniversitemize gelen heyetlere ve gruplara çeşitli dillerde üniversite tanıtımı, rehberlik, sözlü çeviri gibi çeşitli hizmetler sunulmakta; uluslar arası yaz okulu, staj gibi organizasyonlar yapılmaktadır. Bunlardan bazıları, Michigan State University (ABD)’nin üniversitemizde yaptığı yaz okulu ve Malezya Teknoloji Üniversitesi’nin stajıdır. Bu kapsamda, Michigan State University İnşaat Fakültesi’nden 15 kişilik öğrenci grubu ile 29 Mayıs-18 Haziran 2011 tarihlerinde yaz okulu yapıldı. Malezya Teknoloji Üniversitesi’nden 14 kişilik öğrenci grubu ise 15-18 Kasım 2011 tarihlerinde, YTÜ Makine Mühendisliği Bölümü "Makine Malzemesi", "Otomotiv Motorlar" ve "Isı Tekniği ve Termodinamik" laboratuarlarında staj yaptı.

YILDIZ, ITAM-8’E HAZIRLANIYOR

Bilgi Teknolojileri Uygulamaları ve Yönetimi Uluslararası Konferansı (International Conference on IT Applications and Management, ITAM)'ın sekizincisi Kore Veritabanı Topluluğu (KDBS) ve Yıldız Teknik Üniversitesi tarafından yapılan işbirliği protokolüyle 28-29 Haziran 2012'de Yıldız Teknik Üniversitesi'nde düzenlenecektir. KDBS Başkanı ve Hanyang Üniversitesi'nden Prof. Dr. Namjae Cho ve Rektörümüz Prof. Dr. İsmail Yüksek kongreyle ilgili protokolü 19 Ekim 2011 Çarşamba günü imzalanmıştır. YTÜ Beşiktaş kampüsünde gerçekleşecek olan ITAM-8’in hazırlıkları devam etmektedir.  

AKADEMİK İŞBİRLİKLERİ

2011 yılında imzalan -AB-Erasmus programı dışındaki- akademik işbirliği protokolleri aşağıda verilmiştir. Bu anlaşmalarla akademisyenlerimizin ve öğrencilerimizin dünyaya açılması ve üniversitemizde dünya kültürlerini buluşması hedeflenmektedir.

Amerika Birleşik Devletleri:
- The University of Alabama at Birmingham
- The University of Arkansas at Little Rock
- Syracuse University

Meksika:
- Universidad Nacional Autonoma de Mexico

Kanada:
- The University of Alberta

İrlanda:
- Dublin City University

İngiltere:
- Leeds Metropolitan University
- Warwick University

Polonya:
- Lublin University of Technology

Makedonya:
- First Private University-Skopje

İran:
- Islamic Azad University MAKU Branch

Kazakistan:
- S. Toraighyrov Pavlodar State University

Çin:
- Minzu University of China

Kore: 
-Korea University
-Hanyang University

Japonya:
- Tokyo Metropolitan University


İrtibat Bilgileri:


Öğr. Gör. Aylin Yavaş, M.Ed.
Koordinatör, Uluslararası İlişkiler Ofisi 

Yıldız Teknik Üniversitesi
Merkez Yerleşim N-Blok Agavat Binası 
Yıldız 34349 Beşiktaş, İstanbul - Türkiye
T.: + 90 212 383 32 08 F.: + 90 212 236 41 79 
E-postalar: aylinyavas@gmail.com / ayavas@yildiz.edu.tr

22 Haziran 2011 Çarşamba

UZUNKÖPRÜ’DEN BEYAZ SARAY’A


Edirne Uzunköprü Adalet Gazetesi
Yıldız Teknik Üniversitesi
Öğr. Gör. Aylin Yavaş, aylinyavas@gmail.com
GÖZLEM

ÖĞRENCİLERİN ANNE BABALARIN DİKKATİNE:
UZUNKÖPRÜ’DEN BEYAZ SARAY’A

Sevgili Öğrenci Kardeşlerim,
Sizlere bir hocanız; daha da güzeli bir ablanız olarak bu satırları yazıyorum. Ben de Uzunköprü’de doğup büyüdüm. Sizlerle benzer zorluklar yaşadım. Kimi zaman kızdım kimi zaman kırıldım. Ama hiçbir zaman hayal kurmaktan, hedef koymaktan ve onlara ulaşmak için çalışmaktan vazgeçmedim. Sabrettim, hayata gülümsedim, yine okumaya devam ettim. Sevgili babacığım Fahrettin Yavaş esnaftı. Babamın yanında altı yaşında çıraklık yapmaya başlamıştım. Yaz tatillerinde dükkânımızın önünde karpuz kavun sattım, boyumun erdiği yere kadar camları sildim ve böylelikle harçlığımı kazandım. Küçüklüğümden beri hep hak ederek elde etmek istedim hedeflerimi ve bu felsefede hareket ederken beni hayat boyu koruyan bir çalışma disiplini elde ettim.
Bu satırları size yaz tatilinize başlarken bir tavsiye mektubu olarak yolluyorum. Lütfen (yoksa) kendinize bir ajanda alın, hayatınızı ve zamanınızı şimdiden programlayarak yönetmeye başlayın. Mümkünse çalışarak harçlığınızı çıkarın.
Yıldız Teknik Üniversitesi’nden değerli öğrencim Mustafa Okan Saraçoğlu’nun Yıldızlar dergisi (Nisan 2011) için benimle yaptığı röportajı sizlerle paylaşmak istedim. Dilerim sizlere çalışmalarınızda yardımcı olur. Hepinizin hayallerinin gerçek olmasını diliyorum.
İstanbul’dan sevgilerimle,
Aylin Yavaş
Fulbright Bursu Hakkında Merak Edilenler
Amerika Birleşik Devletleri (ABD)’nin en saygın burs programlarından birisi olan ve Senatör J. William Fulbright’ın adını verdiği Fulbright Programı (http://fulbright.state.gov/), yurtdışında eğitim almanın öneminin arttığı günümüzde akademisyenlere ve öğrencilere güzel fırsatlar sunuyor. Fulbright Programı, Amerikan Kongresi tarafından 1946'da, 2. Dünya Savaşı bitiminde, eğitimsel ve kültürel değişim yoluyla ülkeler arasında ortak bir anlayış geliştirmek için oluşturulmuştur. Bu yasanın fikir babası olan Senatör J. William Fulbright, bu programı silahlı çatışmaya karşı atılan bir adım olarak görmüştür. Türkiye Fulbright Eğitim Komisyonu (http://fulbright.org.tr/tr/), 1949’da ABD ve Türkiye arasında imzalanan ikili anlaşma sonucunda kurulmuştur; Türk ve Amerikalı üniversite mezunlarını, akademisyenleri ve öğretmenleri seyahat ve yaşam masraflarını kapsayan burslarla destekler ve ABD’de eğitim almak isteyen Türk öğrencilere danışmanlık hizmeti sunar.
11 Nisan 2011 tarihinden itibaren Yıldız Teknik Üniversitesi Dış İlişkiler Koordinatörü olarak atanan İngilizce Öğretim Görevlisi Aylin Yavaş, M. Ed., 2009-2010 yıllarında Fulbright bursuyla Cornell Üniversitesi’nde Türk Dili ve Kültürü derslerini verdi ve doktora dersleri aldı.
Mustafa Okan Saraçoğlu: Aylin Hoca’m, Fulbright Burs Programı hakkında biz öğrencilerin merak ettiği bazı şeyler var. Bu konuda aklımıza takılan soruları sizinle paylaşmak istiyoruz.
Aylin Yavaş: Elbette siz değerli öğrencilerime yardımcı olmaktan büyük mutluluk duyarım.
M. Okan Saraçoğlu: Öncelikle, yurtdışı eğitimi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Aylin Yavaş: “Yurtdışı eğitimi”, günümüzde hepimizin tecrübe etmesi gereken önemli bir kavram olmuştur. Buna paralel olarak, hepimizin içinde “kendimizi gerçekleştirme gücü” olduğunu düşünüyorum. Bunu öğrencilerime açıklamak için İngilizce’deki “in-nova-tion” sözcüğü ile bir örnek verebilirim: Her bireyin içinde -‘in-’-, kendini gerçekleştirme gücü -‘nova’-, bulundurmaktadır. Yurtdışı eğitimi de bu gücü ortaya çıkaran önemli bir araç oluyor ve yeniliklerin ortaya çıkmasını sağlıyor ki “innovation” da “yenilik” anlamına gelmektedir. Yurtdışı eğitimiyle ya da eğitimsel ve kültürel değişim yoluyla elde ettiklerimiz, bize “artı değer” katıyor ve “yenilik” yapmamızda katkı sağlayıp, çalışmalarımıza ivme katıyor. Sevgili öğrencilerime her zaman “hayal kurmalarını, bu hayallerine ulaşmaları için hedefler belirlemelerini, bu bağlamda programlı, sistemli ve düzenli çalışmalarını” tavsiye ediyorum.
M. Okan Saraçoğlu: Yurtdışında eğitim almak için sizi birisi mi yönlendirdi? Yoksa kendiniz mi tercih ettiniz?
Aylin Yavaş: Küçüklüğümden beri hep yeni ülkeleri görmek ve yeni kültürleri tanımak istedim. Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde doğdum. Uzunköprü’den dünyaya açılmamın ve hayallerimi gerçekleştirmenin yolu, iyi bir eğitim almamdan geçiyordu. Senatör J. William Fulbright’ın, “İstikbalimiz yıldızlarda değil, akıllarımızda ve kalplerimizdedir. İnsanlık için umut vadeden bir geleceğin birinci koşulu, zaten el ele olması gereken yaratıcı liderlik ve hür eğitimdir.” sözünden yola çıkarak, 2001 yılında Uzunköprü Muzaffer Atasay Anadolu Lisesi’nden mezun oldum, 2005’te Hacettepe Üniversitesi İngilizce Mütercim - Tercümanlık bölümünde lisans eğitimimi tamamladım. Ankara’da okuduğum yıllarda farklı bir kültürle karşılaşmıştım. Hacettepe kültürü ve Ankara kültürü olarak adlandırabileceğim bu iki kültür, bana farklılıkla gelen gelişimi sunmuştu. Üniversite birinci sınıfta yurtdışı eğitimini ciddi anlamda düşünmeye başlamıştım. Türk Hava Kurumu’nun Uluslar Arası Hava Öğrenci Değişim Programı (International Air Cadet Exchange)’nı kazanarak, ülkemizi temsilen İngiltere’ye gönderildim (2002). Bu sayede, ilk defa yurt dışına çıktım. Amatör planörcü olarak ülkemizi İngiltere semalarında temsil etmek beni çok mutlu etti ve Yüzbaşı Tina Shaw tarafından “en unutulmaz öğrenci” seçilmek, ülkem adına beni çok gururlandırdı. Anılarımı UçanTürk’te (s. 484-486), Uzunköprü Adalet Gazetesi’nde ve Turkish Daily News’te yazarak, tecrübelerimi paylaştım. 17 yaşımda “her yıl en az bir burs kazanıp, bir ülke görmeyi” kendime hedef koydum. Ayrıca, bu bakış açısını öğrencilerime kazandırmaya çalışıyorum.  
M. Okan Saraçoğlu: Fulbright Bursu Programını diğer programlara göre tercih etmenizin bir sebebi var mıydı?
Aylin Yavaş: Bu program, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki en saygın burslarından biridir. Fulbright bursunu kazanarak elde ettiğiniz bu başarı, size yeni kapıların açılmasını sağlar. Başarı, başarıyı çeker, diye bu durumu özetleyebilirim. Lisans yıllarımdan beri yurt dışında doktora yapma hayalim vardı. Doktora, sizin hayatınızın ortalama olarak 5 yılını adayacağınız bir süreçtir. Bunun öncesinde, daha kısa süreli ve etkin bir programla yurt dışına giderek kendimi tanımak ve yurt dışında doktora yapmanın ne olduğunu araştırmak, bana anlamlı geldi. Bana sunulan olanakların yüksek olduğu bir program, sonrasında akademik eğitimimi yurt dışında sürdürmeme karar vermemde önemli bir rol oynayacaktı. Bir başka deyişle, yurt dışında doktora yapmalı mıyım, yapacaksam hangi programları tercih etmeliyim sorularına cevap bulmamı sağlayacaktı? Bu doğrultuda “Fulbright Foreign Language Teaching Assistant (FLTA) (FLTA)” denilen “Fulbright Yabancı Dil Asistanlığı Programı”   (http://fulbright.org.tr/tr/turk/flta)’na başvurdum ve kabul edildim. O zaman, Yıldız Teknik Üniversitesi Eğitim Programları ve Öğretim Ana Bilim Dalı’nda yüksek lisansımın tez aşamasındaydım. Gerekli izinleri aldıktan sonra 2009 – 2010 yılları arasında Cornell Üniversitesi’nde Fulbright FLTA olarak çalıştım. Cornell’de Yakın Doğu Çalışmaları Bölümünde “Temel Türk Dili ve Kültürü” derslerini verdim. Bu bana Türk kültürünü Amerikalılara anlatma fırsatı verdi. Okul içi ve okul dışı aktiviteler organize ettim. Mesela Türk Yemekleri Kulübü, Türk Şarkıları Gecesi gibi organizasyonları düzenledim. Yabancı öğrencilerle baklava, kısır ve börek yaptık. Fulbright’ın sunduğu olanakları, hem kendi kişisel gelişimim için hem de kültürümüzü diğer milletlere anlatmak için bir fırsata dönüştürdüm.
M. Okan Saraçoğlu: Amerika’da bulunduğunuz sürece unutamadığınız bir olayı bize anlatır mısınız?
Aylin Yavaş: Ben Cornell Üniversitesinde kuzey yerleşkesinde doktora öğrencilerinin kaldığı bir yurtta kalıyordum. Ofisim ise güney yerleşkedeydi. Dersten sonra bir gün yağmur başlamıştı. Yurduma dönüş yolunda güzel havalarda kendimi doğayla baş başa buluyordum. Kafama fındık atan sincaplar, yolumu kesen ceylanlar ve şırıl şırıl akan bir şelaleyle bürülü bir yoldu, bu. Yolda yağmur sonrası sürünen sayısız solucan vardı. Bu sırada bir şey dikkatimi çekti: Yol üzerinde annesinin yanında minik bir çocuk eğilmiş bir solucanı dikkatle izliyordu. Annesinin sırtında ise daha küçük bir kardeşi vardı. Yanlarına gittim ve onlara merhaba dedim. Çocuğun göz hizasına çömelip, beraber solucanla sohbet etmeye başladık. Bu esnada bayan sırtındaki çocuğa İspanyolca bir şeyler söyledi. Ben de merak edip sordum İspanyolca biliyor musunuz diye? Bayanla tanıştık ve kendisinin Kosta Rikalı olduğunu öğrendim. Bana neler yaptığımı nelerden hoşlandığımı sordu. Ona kısaca bir bilgi verdikten sonra çocukları çok sevdiğimi, onlarla beraber vakit geçirirken çok mutlu olduğumu, fırsat buldukça yurtların hemen karşısındaki çocuk parkına gidip onlarla oyun oynadığımı söyledim. Bu sırada bayana çocuklarla beraber deneysel bir ortamda bulunup bilimsel anlamada kendimi geliştirebileceğim ayrıca onlarla beraber bolca vakit geçireceğim bir laboratuar hayalimin olduğunu söyledim. O da bana neden “Infant Lab” (0-3 yaş arası çocukların beyinlerinin, davranışlarının ve uzay algılarının araştırıldığı bir laboratuar) alanında çalışmadığımı sordu. Ben de şaşırdım çünkü bildiğim kadarıyla bu tarz bir çalışma ülkemizde yoktu ve herhangi bir bilgi sahibi değildim. Bayan, Cornell’de böyle bir laboratuarın olduğunu hatta bu laboratuarın müdürünün kendisi olduğunu söyledi. Kader beni tam da aradığım türden bir insanla çok ilginç bir zamanda buluşturmuştu. Bu tanışmadan sonra Laboratuara gittim ve iki dil bilen çocukların dil ve uzay algılarıyla ilgili deneylere katılmama izin verildi. Ben de hayal ettiğim laboratuarlarda deney ve gözlem yapma ve kendimi geliştirme imkânı elde ettim. Solucanlarla başlayıp laboratuarda biten bu anım benim Amerika’daki geçmişime dair en mutlu olduğum anılarımdan biridir. Bir de Amerikan Dış İşleri Bakanlığı’nın benimle röportaj yapması beni ülkem adına çok mutlu etmişti: http://www.youtube.com/watch?v=zE9c_GWw6sg 
M. Okan Saraçoğlu: Amerika macerasından sonra Türkiye’ye döndüğünüzde kendinizde ne gibi değişiklikler hisseder oldunuz ya da hayata ve sisteme bakış açınızda ne gibi farklılıklar oluşmaya başladı?
Aylin Yavaş: Daha önce ailemden ayrı kalmıştım. Ancak okyanus ötesi bir ülkede bu kadar uzun bir süre bulunmak farklı bir duygu. Bu süreç, problem çözme ve analitik düşünme yeteneklerimi geliştirdi. Hayata bakış açınızı değiştirirken sizi daha güçlü yapan bir tecrübe olduğunu söyleyebilirim. Amerika’da her şey sistematik bir düzen içinde işliyor. Çalışanların net bir görev tanımı var. İnsanlar görevlerinin ne olduğuna bakmaksızın işini en iyi şekilde yapmaya çalışıyor. İnsanlar birbirini kandırmaya çalışmıyor. Amerika’nın dünya devi olmasında en önemli etkenin kurmuş oldukları sistem olduğunu düşünüyorum. Türkiye’ye baktığınızda insanların iş yapmaktan kaçındığını görebilirsiniz. Elbette işini en iyi şekilde yapmaya çalışan insanlarımız var. Zamanla iş yapmaktan kaçınan insanlarında onlara uyum sağlayacağına inanıyorum.
M. Okan Saraçoğlu: Üniversitelilerin büyük çoğunluğu yüksek lisans ve doktora yapmayı düşünüyor. Bu yolda ilerlemek isteyenlere ne gibi önerilerde bulunabilirsiniz?  
Aylin Yavaş: Bu yolda sizlerden önce yürümüş ve yürümeye devam eden birisi olarak tecrübelerimi paylaşmak beni mutlu eder. Üniversiteye başlayan her öğrenci ilk yıl itibariyle staj yapmalı. Piyasada işlerin nasıl yürüdüğünü öğrenmeli. Bununla birlikte hedef belirlemek çok önemlidir. Günlük, haftalık, aylık ve yıllık planlar yapılmalı. Bu planlar uzun vadede örneğin 5-10 yıllık süreçte bir hedefe ulaşmaya yönelik oluşturulmalıdır. Hedefinize ulaşamasanız bile yaklaşmanız başarılı olmak adına önemlidir. Üniversite sınavında Türkiye 1. si olmak almak Orta-2.si sınıftan beri hedefimdi. Bu hedefi gerçekleştirmek için “çok sistemli ve programlı” çalıştım ve Türkiye 212.si oldum. Elbette ilk üçte yer almak benim için öncelikliydi ama hedefime yaklaşmış olmak uyguladığım sistemin başarı getirdiğini görmemi sağladı. Hedeflerinize ulaşmaya çalışırken pek çok sorunla karşılaşmanız mümkün. Önemli olan bu sorunları çözebilmeniz ve sabırlı olmanız. Karşılaştığınız her sorun sizi daha güçlü hale getirir. Sonrasında karşılaşacağınız sorunları daha hızlı çözmenize yardımcı olur. Eğitim hayatında başarının en önemli unsuru “dayanıklılık”tır. Zorlukları çözerken vazgeçmemenizi ne kadar dayanıklı olduğunuz sağlar. Zorluklarla karşılaşmaktan korkmamalısınız. Başarıya ulaşırken aştığınız her sorun sizin dayanıklılığınızı artırır. 

10 Haziran 2011 Cuma

Lebbeyk



"Huzur nedir?" ya da "En huzurlu oldugunuz (zam)anlar nedir?" nedir diye sordugumuzda, en azindan bu dunyadaki insan sayisi kadar farkli yanitlar aliriz herhalde...
Kimi zaman insanin en Sevgili ile bulustugu, tum kimliklerinden arinip, en ciplak benligi ile kendisi ile bas basa kaldigi andir, kimi zaman ise sabah yeni gune baslarken kuslarin sesini dinledigi andir belki de...


Ist-An-bul`da 04:34`te kuslarin sesini dinlerken, hizla akip gecen bu hayati yine dusunuyorum. Gune baslarken en sevdigim seyler: Cama bulgur koyup mahalledeki kuslarin karnini doyurmak... Agaclara ve kuslara onlari ne cok sevdigimi fisildamak...  Her sey icin sukranlarimi sunmak... Final donemindeki ogrencilerime basarili olmalari icin dualarimi yollamak... Iki cihan icin en hayirli kariyeri yapmayi dilemek... 


Kulagimda ise Lebbeyk sesleri: "Lebbeyk Allahümme lebbeyk, lebbeyke lâ şerîke leke lebbeyk, innel hamde ve`n-ni`mete leke ve`l-mülke lâ şerîke lek. (Buyur Allahım buyur! Emrindeyim buyur! Senin hicbir ortağın yoktur. Emrindeyim buyur. Şüphesiz hamd (övgü) sana mahsûstur. Nîmet (vermek) de senin, mülk de senindir. Senin hicbir ortağın yoktur.)


Allah`im! Beni goz acip kapayacak kadar bile nefsime birakma, diyerek herkese sevgilerimi yolluyorum.


Ay-lin:)

30 Mayıs 2011 Pazartesi

Allah`in Misafiri Olmak

Rahman ve Rahim olan Allah`in adi ile basladigim icsel yolculugumu sag salim tamamladim. Hayatimda yeni acilan bu sayfada daha sabirli olmayi, hayati daha buyuk bir Ask ile anlamayi ve anlamlandirmayi, her gecen gun daha fazla kisiyi mutlu edebilmek uzere calismayi hedefliyorum.
Sevgilerimle,
Ay-lin:)
Not: Her gece yattigimda dunyadaki tum cocuklarin guldugunu hayal ediyorum. Bunun icin hep beraber calisalim lutfen. Bana da dualarinizi yollarsaniz cok sevinirim. Aylin

Elveda YTÜ ve İstanbul, merhaba BANÜ ve Bandırma!

                                                   Yaklaşık 15 yıl  #ARGEdeLiderYTÜ ’de (ve bir yıl dünyanın en saygın üniversitelerinden Co...